Ceza Hukuku

IBAN Kullandırma Suçu ve Cezası: 2026 Yeni Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

IBAN kullandırma suçu nedir, cezası ne kadar, 2026 yeni düzenleme kimleri kapsıyor? İstinaf, Yargıtay ve kesinleşmiş IBAN dosyalarında ceza indirimi, uyarlama ve etkin pişmanlık hükümleri.

IBAN Kullandırma Suçu ve Cezası: 2026 Yeni Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Banka hesabını, banka kartını veya IBAN'ını başka kişilerin kullanımına vermek, hesabın dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması halinde ciddi ceza hukuku sonuçları doğurabilir.

Kamuoyunda bu tür dosyalar genellikle “IBAN kullandırma suçu”, “IBAN kiralama”, “IBAN dolandırıcılığı” veya “hesap kullandırma suçu” olarak adlandırılmaktadır. Ancak Türk Ceza Kanunu'nda “IBAN kullandırma suçu” adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır.

Hesabını kullandıran kişinin ceza sorumluluğu, hesabın hangi amaçla verildiğine, dolandırıcılık eylemini bilip bilmediğine, suçun işlenmesine ne ölçüde katıldığına ve dosyadaki diğer delillere göre belirlenir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ise özellikle yalnızca banka hesabını, banka kartını veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ve araçları başkasına vermek suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişiler bakımından önemli bir değişiklik getirmiştir.

Yeni TCK m.158/4 uyarınca kişinin dolandırıcılık suçuna iştiraki, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlama amacıyla ve kanunda belirtilen şekilde yalnızca hesap veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Yeni düzenleme yalnızca bundan sonra işlenecek fiiller açısından önemli değildir. Davası devam eden, dosyası istinaf veya kanun yolu incelemesinde bulunan ve hatta mahkûmiyet kararı kesinleşerek infaz aşamasına geçmiş kişiler bakımından da yeni hükmün uygulanması mümkün olabilir.

Bu nedenle 2026 yılında yapılan değişikliğin özellikle eski IBAN kullandırma dosyaları açısından sonuçları önem taşımaktadır.

IBAN Kullandırma Suçu Nedir?

“IBAN kullandırma” ifadesi genel olarak kişinin kendi adına bulunan banka hesabının başka kişiler tarafından para almak, para aktarmak veya para çekmek amacıyla kullanılmasına izin vermesini ifade eder.

Bu kullanım farklı şekillerde gerçekleşebilir:

  • IBAN bilgisinin başkasına verilmesi,
  • banka kartı ve şifresinin teslim edilmesi,
  • mobil veya internet bankacılığı bilgilerinin paylaşılması,
  • hesaba gelen paranın başka bir hesaba aktarılması,
  • ATM'den çekilen paranın başka kişilere teslim edilmesi.

Ancak bu fiillerin tamamı kendiliğinden dolandırıcılık suçu oluşturmaz.

Ceza hukuku açısından esas mesele, hesap sahibinin hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediği ve dolandırıcılık suçunun işlenmesine bilerek katkı sağlayıp sağlamadığıdır.

IBAN vermek tek başına suç mudur?

Bir kişinin satış, borç, kira, ticari işlem veya başka hukuka uygun bir nedenle IBAN bilgisini paylaşması suç değildir.

Ceza hukuku sorunu, banka hesabının suç işlenmesinde kullanılması ve hesap sahibinin bu kullanım bakımından cezai sorumluluğunun bulunması halinde ortaya çıkar.

Bu nedenle “hesabıma dolandırıcılık parası geldi” ile “dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek hesabımı verdim” ifadeleri aynı hukuki durumu ifade etmez.

IBAN Kullandıran Herkes Dolandırıcılıktan Ceza Alır mı?

Hayır.

Dolandırıcılık mağdurunun gönderdiği paranın belirli bir banka hesabına ulaşması, hesap sahibinin soruşturmaya dahil edilmesine yol açabilir. Ancak yalnızca paranın kişinin hesabına gönderilmiş olması, tek başına hesap sahibinin dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmesi anlamına gelmez.

Hesap sahibinin olay hakkındaki bilgisi, hesabını neden kullandırdığı, diğer şüphelilerle ilişkisi ve suç içindeki gerçek rolü araştırılır.

Hesap sahibinin dolandırıcılığı bilmesi gerekir mi?

Ceza sorumluluğu bakımından kast önemlidir.

Kişinin hesabının dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilmesi ile hesabını hukuka uygun bir işlem yapılacağını düşünerek vermesi arasında temel bir fark bulunmaktadır.

Ancak kişinin bilgisi yalnızca kendi açıklamasına göre belirlenmez.

Banka hesap hareketleri, para transferlerinin niteliği, mesajlaşmalar, taraflar arasındaki ilişki, komisyon ödemeleri, hesabın kaç kez kullanıldığı ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.

“Sadece IBAN'ımı verdim” savunması yeterli midir?

Kişinin yalnızca “IBAN'ımı verdim, dolandırıcılıktan haberim yoktu” şeklinde savunma yapması tek başına beraat sonucunu doğurmaz.

Buna karşılık kişinin hesabının suçta kullanılmış olması da tek başına dolandırıcılıktan mahkûmiyet için yeterli değildir.

Somut olayın bütün delilleri değerlendirilerek kişinin suçtaki gerçek rolünün belirlenmesi gerekir.

2026 Yeni IBAN Düzenlemesi Nedir?

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla TCK m.157 veya m.158'deki dolandırıcılık suçlarına iştirak eden kişinin fiili;

  • kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını,
  • banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları

başkasına vermekle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

IBAN kullandırma cezası yarıya mı düştü?

Belirli kişiler bakımından evet.

Ancak “IBAN kullandıran herkesin cezası yarıya düştü” demek doğru değildir.

Yeni hükmün uygulanabilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin haksız menfaat sağlama amacı taşıması ve kanunda belirtilen hesap veya ödeme aracını kullandırma fiiliyle sınırlı olması gerekir.

Kişi yalnızca hesabını vermekle kalmayıp mağdurla iletişime geçmiş, mağduru kandırmış, sahte ilan oluşturmuş, dolandırıcılık yöntemini planlamış veya suçun başka aşamalarında görev almışsa yeni TCK m.158/4'ün uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilir.

Yeni düzenlemede indirim oranı nedir?

TCK m.158/4'ün koşulları gerçekleştiğinde kanun “verilecek ceza yarı oranında indirilir” hükmünü kullanmaktadır.

Dolayısıyla bu hüküm kapsamındaki özel indirim oranı %50'dir.

Öncelikle kişinin iştirak fiilinin, haksız menfaat sağlama amacıyla yalnızca hesap, kart veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçları vermekle sınırlı olduğunun tespit edilmesi gerekir.

Yeni IBAN Düzenlemesi Eski Dosyalara da Uygulanır mı?

Evet.

Yeni düzenleme yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra işlenen fiiller bakımından uygulanabilecek bir hüküm değildir.

TCK m.158/4, koşulları gerçekleştiğinde sanık veya hükümlünün lehine sonuç doğuran bir ceza hükmüdür.

Bu nedenle kişinin fiili yeni hükmün kapsamına giriyorsa;

  • devam eden soruşturma ve davalarda,
  • istinaf veya diğer kanun yolu aşamasındaki dosyalarda,
  • kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarında

yeni düzenlemenin uygulanması gündeme gelebilir.

Burada temel soru, suçun işlendiği tarihten ziyade kişinin dolandırıcılık suçundaki iştirakinin TCK m.158/4'teki amaç ve fiil şartlarını taşıyıp taşımadığıdır.

Davası Devam Eden Kişiler Yeni Düzenlemeden Yararlanabilir mi?

Evet.

Soruşturması veya kovuşturması devam eden kişiler bakımından yeni TCK m.158/4 hükmünün uygulanma şartları doğrudan değerlendirilebilir.

Mahkeme sanığın dolandırıcılık suçundaki rolünü inceleyerek iştirakinin haksız menfaat sağlama amacıyla yalnızca banka hesabını, banka kartını veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı olup olmadığını tespit eder.

Bu şartların gerçekleşmesi halinde ceza yarı oranında indirilir.

Örneğin yalnızca banka hesabını kullandıran bir kişi ile mağduru doğrudan arayarak para göndermeye ikna eden, sahte ilan oluşturan veya dolandırıcılığı yöneten kişinin hukuki durumu aynı değildir.

Dosyası İstinafta Olanlar Yeni IBAN Düzenlemesinden Yararlanabilir mi?

Evet.

7589 sayılı Kanun, kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar için ayrıca açık bir geçiş hükmü getirmiştir.

Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hakkında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan yeni TCK m.158/4'ün uygulanabileceği kişilerin bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmüştür.

Dolayısıyla dosyanın istinafta olması yeni düzenlemeden yararlanılmasına engel değildir.

Aksine kanun koyucu, yeni hükmün uygulanabileceği bu dosyaların ilk derece mahkemesinde yeniden ele alınabilmesi için özel bir usul düzenlemiştir.

Dosyası Yargıtay'da Olanlar Yeni Düzenlemeden Yararlanabilir mi?

Kanunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar bakımından da özel bir düzenleme bulunmaktadır.

Yeni TCK m.158/4'ün uygulanabileceği dosyaların gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilmesi öngörülmüştür.

Böylece kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin TCK m.158/4 kapsamındaki amaç ve fiil şartlarını taşıyıp taşımadığı ve buna bağlı olarak %50 oranındaki indirimin uygulanıp uygulanmayacağı ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilebilir.

Cezası Kesinleşen Kişi Yeni IBAN Yasasından Yararlanabilir mi?

Evet.

Bir mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması, yeni TCK m.158/4 hükmünden yararlanılmasına tek başına engel değildir.

Ceza hukukundaki lehe kanun ilkesi gereğince, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklı sonuç doğuruyorsa fail lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Bu nedenle kesinleşmiş bir IBAN kullandırma veya dolandırıcılık mahkûmiyetinde kişinin fiili TCK m.158/4 kapsamına giriyorsa uyarlama yargılaması yapılması gündeme gelir.

IBAN Kullandırma Dosyasında Uyarlama Yargılaması Nedir?

Uyarlama yargılaması, mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra yürürlüğe giren ve hükümlü lehine sonuç doğuran yeni bir ceza hükmünün kesinleşmiş mahkûmiyete uygulanmasının değerlendirilmesidir.

2026 yılında getirilen TCK m.158/4, IBAN kullandırma nedeniyle dolandırıcılıktan mahkûm edilmiş bazı kişiler bakımından bu nedenle önemlidir.

Uyarlama yargılamasında neye bakılır?

Temel mesele kişinin kesinleşmiş mahkûmiyetine konu olan iştirak fiilinin TCK m.158/4 kapsamına girip girmediğidir.

Kişinin dolandırıcılık suçuna iştiraki, haksız menfaat sağlama amacıyla yalnızca;

  • banka hesabını,
  • banka veya kredi kartını,
  • hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları

başkasına vermekle sınırlıysa, yeni hükmün uygulanması gündeme gelir.

Bu nedenle uyarlama açısından temel soru şudur:

Kişinin dolandırıcılık suçuna katılımı TCK m.158/4'te belirtilen amaçla yalnızca hesabını kullandırmaktan mı ibarettir?

Uyarlama sonucunda ceza yarıya düşebilir mi?

TCK m.158/4'ün şartlarının gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde kanundaki özel indirim uygulanır.

Bu indirim yarı oranındadır.

Dolayısıyla kesinleşmiş hükümde kişinin iştirakinin TCK m.158/4'teki amaçla yalnızca hesap kullandırma fiiliyle sınırlı olduğunun kabul edilmesi halinde, yeni kanun nedeniyle cezanın %50 oranında indirilmesi gündeme gelir.

Ancak bütün kesinleşmiş IBAN dosyalarında otomatik indirim söz konusu değildir. Öncelikle kişinin yeni düzenlemenin kapsamına girip girmediğinin tespit edilmesi gerekir.

Kesinleşmiş IBAN Dosyalarında Etkin Pişmanlık ve 6 Aylık Süre

7589 sayılı Kanun yalnızca TCK m.158/4 kapsamında %50 oranında özel iştirak indirimi getirmemiştir.

Kanun aynı zamanda infaz aşamasındaki belirli hükümlüler bakımından zararın giderilmesine bağlı yeni bir etkin pişmanlık imkânı da tanımıştır.

Bu iki indirim birbirinden farklıdır ve şartları varsa birlikte önem taşıyabilir.

Birinci indirim, kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin TCK m.158/4'teki amaçla yalnızca hesap veya ödeme aracı kullandırmakla sınırlı olması nedeniyle uygulanan yarı oranındaki indirimdir.

İkinci indirim ise mağdurun zararının tamamen giderilmesi halinde uygulanabilecek etkin pişmanlık indirimidir.

6 aylık etkin pişmanlık imkânından kimler yararlanabilir?

7589 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında bulunan ve hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden yeni TCK m.158/4 kapsamına giren kişiler için özel bir geçiş hükmü bulunmaktadır.

Bu kişiler, mağdurun uğradığı zararı mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderirlerse TCK m.168/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilirler.

Zarar 6 ay içinde ödenirse ceza yeniden indirilir mi?

Evet.

Kanunun aradığı koşullar gerçekleşmişse ve mağdurun zararı mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmişse, hükümlü TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanır.

TCK m.168/2 uyarınca verilecek cezanın yarısına kadarı indirilebilir.

Dolayısıyla yeni düzenleme kapsamındaki uygun bir kesinleşmiş dosyada iki ayrı indirim gündeme gelebilir:

Öncelikle kişinin fiilinin TCK m.158/4'teki amaçla yalnızca hesap kullandırmayla sınırlı olması nedeniyle TCK m.158/4 uyarınca ceza yarı oranında indirilir.

Bunun yanında, daha önce etkin pişmanlık uygulanmamışsa ve mağdur zararı mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderilirse TCK m.168/2 uyarınca cezada ayrıca yarısına kadar etkin pişmanlık indirimi yapılabilir.

Burada iki oran arasındaki fark önemlidir.

TCK m.158/4'teki indirim kanunun ifadesiyle “yarı oranında”, yani %50'dir.

TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık indirimi ise “yarısına kadar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle etkin pişmanlıkta mutlaka tam %50 oranında indirim yapılacağı söylenemez; uygulanacak indirim oranı yarıya kadar belirlenebilir.

Basit bir örnek

Kişinin kesinleşmiş mahkûmiyetindeki iştirakinin TCK m.158/4'teki amaçla yalnızca banka hesabını kullandırmaktan ibaret olduğu kabul edilirse yeni kanundaki %50 indirim gündeme gelir.

Aynı kişi hakkında daha önce etkin pişmanlık uygulanmamışsa ve mağdur zararını mahkemenin ihtarından itibaren 6 ay içinde tamamen giderirse, oluşan ceza üzerinden TCK m.168/2 kapsamında ayrıca yarısına kadar indirim yapılması mümkün olabilir.

Somut ceza hesabı, mahkûmiyet hükmündeki temel ceza ve uygulanan diğer artırım veya indirim nedenlerine göre ayrıca yapılmalıdır.

6 aylık süre ne zaman başlar?

Kanundaki altı aylık süre doğrudan kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlamaz.

Süre, mahkemenin hükümlüye zararını gidermesi için yapacağı ihtardan itibaren işlemeye başlar.

Bu nedenle “31 Temmuz 2026'dan itibaren herkesin altı ayı var” şeklindeki bir değerlendirme doğru değildir.

6 aylık süre içerisinde infaz durur mu?

Hayır.

Kanun, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla mahkemenin altı aylık süre vermesi, cezanın infazının kendiliğinden duracağı anlamına gelmez.

IBAN Kullandırma Cezası Ne Kadar?

“IBAN kullandırma cezası” adı altında bütün olaylara uygulanabilecek tek bir ceza miktarı bulunmamaktadır.

Öncelikle kişinin fiilinin dolandırıcılık mı yoksa nitelikli dolandırıcılık mı kapsamında olduğu belirlenir.

Ardından;

  • kişinin suça iştirak şekli,
  • suçtaki rolü,
  • mağdur sayısı,
  • zincirleme suç hükümleri,
  • etkin pişmanlık,
  • TCK m.158/4 kapsamındaki yeni %50 indirim

gibi unsurlar değerlendirilir.

IBAN Kullandırma Dosyalarında Hangi Delillere Bakılır?

Bu tür soruşturmalarda banka hesabının kime ait olduğunun belirlenmesi çoğu zaman başlangıç noktasıdır.

Ancak kişinin dolandırıcılık suçundan sorumluluğunun belirlenmesi için hesabı fiilen kimin kullandığı ve hesap sahibinin olayla bağlantısı da araştırılır.

Banka hesap hareketleri

Hesaba paranın kimlerden geldiği, ne kadar süre hesapta kaldığı, sonrasında hangi hesaplara gönderildiği veya ATM'den çekilip çekilmediği incelenebilir.

Birden fazla farklı kişiden benzer şekilde para transferi gelmiş olması da değerlendirmede önem taşıyabilir.

ATM kayıtları ve kamera görüntüleri

Dolandırıcılık sonucunda gelen para ATM'den çekilmişse işlemi kimin gerçekleştirdiğinin belirlenmesi önemlidir.

Mevcut kamera kayıtları ve banka işlem verileri hesabın fiili kullanımına ilişkin delil oluşturabilir.

Mobil bankacılık ve dijital kayıtlar

Hesaba hangi cihazdan veya bağlantı üzerinden giriş yapıldığı, hesabın fiilen kim tarafından kontrol edildiğinin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

WhatsApp, Telegram ve diğer mesajlaşmalar

Hesap sahibinin diğer şüphelilerle yaptığı yazışmalar, hesabın hangi amaçla verildiğinin ve kişinin dolandırıcılık faaliyeti hakkında bilgi sahibi olup olmadığının belirlenmesinde kullanılabilir.

Komisyon ödemeleri, hesap bilgisi paylaşımı, banka kartının teslim edilmesi veya gelen paranın başka hesaba gönderilmesine ilişkin konuşmalar özellikle önem taşıyabilir.

Hesabını Komisyon Karşılığında Kullandırmak Suç mu?

IBAN kullandırma dosyalarında sık karşılaşılan durumlardan biri, kişilere hesaplarını kullandırmaları karşılığında belirli bir ücret veya komisyon teklif edilmesidir.

Komisyon alınması tek başına dolandırıcılık suçunun bütün unsurlarının oluştuğunu göstermez.

Ancak kişinin hesabını neden kullandırdığı ve hesabın suçta kullanılacağını bilip bilmediğinin değerlendirilmesinde önemli bir delil olabilir.

Örneğin kişinin tanımadığı kişilerden hesabına sürekli para kabul etmesi, gelen parayı başka hesaplara aktarması ve bunun karşılığında düzenli komisyon elde etmesi ceza soruşturmasında dikkate alınabilir.

“Dolandırıcılığı Bilmiyordum, Sadece Hesabımı Verdim” Savunması

Bazı kişiler banka hesaplarını arkadaşlarına, tanıdıklarına veya internet üzerinden tanıştıkları kişilere verdikten sonra hesaplarının dolandırıcılık işlemlerinde kullanıldığını öğrenebilir.

Bu durumda temel mesele kişinin dolandırıcılık suçundan haberdar olup olmadığıdır.

Mahkeme yalnızca kişinin “bilmiyordum” beyanıyla bağlı değildir.

Hesabın kullanım biçimi, hesaba gelen para miktarları, işlem sayısı, diğer şüphelilerle ilişki, elde edilen menfaat ve mesajlaşmalar birlikte değerlendirilebilir.

Buna karşılık hesabın hukuka uygun bir amaçla kullandırıldığını gösteren belgeler ve diğer deliller de kişinin savunması açısından önem taşıyabilir.

Hesabıma Dolandırıcılık Parası Geldi, Ne Olur?

Bir dolandırıcılık mağdurunun parasının kişinin hesabına gönderilmesi halinde hesap sahibi hakkında ceza soruşturması yürütülmesi mümkündür.

Savcılık banka hesap hareketlerini inceleyebilir ve hesap sahibinin şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurabilir.

Ancak paranın kişinin hesabına gelmiş olması ile kişinin dolandırıcılık suçundan cezalandırılması aynı şey değildir.

Hesap sahibinin suçtan haberdar olup olmadığı ve suçun işlenmesine bilerek katkı sağlayıp sağlamadığı ayrıca araştırılır.

IBAN Kullandırma Soruşturması Nasıl İlerler?

Dolandırıcılık mağdurunun şikâyeti sonrasında yapılan araştırmada paranın gönderildiği banka hesabı tespit edilebilir.

Hesap sahibinin kimliği belirlendikten sonra kişi şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilebilir.

Savcılık;

  • banka hareketlerini,
  • tarafların ifadelerini,
  • telefon ve mesajlaşma kayıtlarını,
  • dijital verileri,
  • ATM ve para çekme bilgilerini

inceleyebilir.

Yapılan soruşturma sonucunda suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenebilir.

Yeterli şüphe bulunmadığı değerlendirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.

2026 Sonrası IBAN Kullandırma Dosyalarında En Önemli Değişiklik Nedir?

Yeni düzenleme sonrasında iki farklı yanlış anlaşılmadan kaçınmak gerekir.

Birincisi, “IBAN kullandırmak artık suç değil” düşüncesidir.

7589 sayılı Kanun böyle bir cezasızlık getirmemiştir.

İkincisi ise “IBAN kullandıran herkesin cezası otomatik olarak yarıya düşer” düşüncesidir.

Yeni TCK m.158/4'ün uygulanabilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin haksız menfaat sağlama amacıyla ve kanunda belirtilen şekilde yalnızca hesap veya ödeme aracı kullandırmakla sınırlı olması gerekir.

Bu koşullar oluştuğunda ise hüküm açıktır: verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Üstelik düzenleme yalnızca yeni davaları kapsamamaktadır.

Dosyası istinafta bulunan kişiler bakımından bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme mekanizması düzenlenmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki uygun dosyaların ilk derece mahkemelerine gönderilmesi öngörülmüştür.

Mahkûmiyet kararı kesinleşmiş kişiler açısından ise lehe kanun nedeniyle uyarlama yargılaması gündeme gelebilir.

İnfaz aşamasında olan ve daha önce etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamış kişilerden TCK m.158/4 kapsamına girenler açısından ayrıca önemli bir imkân bulunmaktadır.

Bu kişiler mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde tamamen giderirlerse TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilir ve cezalarında ayrıca yarısına kadar indirim uygulanabilir.

Dolayısıyla 2026 değişikliği özellikle TCK m.158/4'teki amaçla yalnızca banka hesabını kullandırdığı gerekçesiyle dolandırıcılıktan mahkûm edilmiş kişilerin devam eden veya kesinleşmiş dosyaları bakımından önemli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.

Sık Sorulan Sorular

IBAN kullandırmak suç mu?

Türk Ceza Kanunu'nda “IBAN kullandırma suçu” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak hesabın dolandırıcılıkta veya başka bir suçta bilerek kullandırılması ceza sorumluluğuna yol açabilir.

2026 yılında IBAN kullandırma cezası yarıya mı düştü?

TCK m.158/4 kapsamına giren, dolandırıcılığa iştiraki haksız menfaat sağlama amacıyla yalnızca hesap, ödeme aracı veya hesabın kullanımını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalan kişiler hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Eski IBAN dosyaları yeni yasadan yararlanabilir mi?

Evet. Şartları bulunuyorsa devam eden davalarda, kanun yolu incelemesindeki dosyalarda ve kesinleşmiş mahkûmiyetlerde yeni düzenlemenin uygulanması gündeme gelebilir.

Dosyam istinaftaysa ne olur?

TCK m.158/4'ün uygulanabileceği sanıkların bölge adliye mahkemesinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmüştür.

Cezam kesinleştiyse yeni yasadan yararlanabilir miyim?

Kesinleşmiş karar, lehe yeni kanunun uygulanmasına tek başına engel değildir. Kişinin fiili TCK m.158/4 kapsamına giriyorsa uyarlama yargılaması gündeme gelebilir.

Kesinleşmiş ceza uyarlamayla yarıya düşebilir mi?

Kişinin dolandırıcılığa iştirakinin TCK m.158/4'teki amaçla yalnızca maddede belirtilen hesap veya ödeme aracı kullandırma fiiliyle sınırlı olduğu kabul edilirse, yeni düzenlemedeki yarı oranındaki indirim uygulanabilir.

6 ay içinde zarar ödenirse ne olur?

TCK m.158/4 kapsamına giren, dosyası infaz aşamasında bulunan ve hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlü mağdur zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderirse TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilir.

Etkin pişmanlıkta ceza ne kadar indirilir?

TCK m.168/2 uyarınca cezanın yarısına kadarı indirilebilir. Bu oran, TCK m.158/4'teki zorunlu yarı oranındaki indirimden farklıdır.

Hem yeni %50 indirim hem etkin pişmanlık uygulanabilir mi?

Kanunun aradığı şartların birlikte bulunması halinde TCK m.158/4 kapsamındaki hesap kullandırma indirimi ile TCK m.168 kapsamındaki etkin pişmanlık ayrı hukuki indirim nedenleri olarak gündeme gelebilir.

Resmî Kaynaklar